ŞAKADAN HOŞLANMAM DA

Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş.etrafındaki esnafları seyrediyor.bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş.

Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce,sonra:

- bana sen mi vurdun? demiş adama.

Adam: - ben vurdum lan ne olacak demiş.

Hoca: - sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş

Adam: - ciddi vurdum napacan?!

Hoca: - Aman aman, öyle olsun... Çünkü şakadan hiç hoşlanmam da ...

 

 

 

RÜZGARIN ATTIĞI ADAM:

Hoca bir gün boş bir bostana dalar yolar temizler bostanda ne varsa marullar patlıcanlar salatalar. Doldurur bir çuvala tıka basa tam yükü yüklenecekken Çam yarması bir adam peyda olur herif der ne arıyorsun burada hoca bir düşünür ve cevabı bulur Der ki:

 

-Dün bir rüzgar çıkmıştı ya o attı beni buraya

-Demek seni buraya atan rüzgar peki ya bu patlıcanlar marullar onları da hep rüzgar mı kopardı

-Evet biraz fazlaca esiyordu beni öteye beriye savurdu neye uğradığımı bilemedim bari şunlara tutunayım dedim neye tutundumsa elimde kaldı.

 

Bunun üzerine bostancı kızar:

 

-Peki çuvala koyan da mı rüzgar söyle kim doldurdu çuvala bunu?

Hoca tatlı tatlı kaşır burnunu

sonra döner der ki:

-ilahi oğlum işte ben de onu düşünüyorum ya......

 

 

 

 

Erkek aslan dişi aslana hiç rahat vermezmiş her yerde hadi sevişelim dermiş dişi aslanda biraz önce seviştik ya demiş. nasıl olur hayır ben neden hatırlamıyorum. ve bir bakar ki dişi aslanın altı ıslak.

ben yapmadım demiş buna çok canı sıkılan erkek aslan hemen ormandaki bütün erkekleri bir araya toplayım hepsine benim dişi aslanla kim yattıysa ortaya çıksın? ama kimse ortaya çıkmamış o arada olan bitenden habersiz erkek kurt geçiyormuş? tilkiye sormuş ne oluyor neden toplandınız burada tilkide ormana müdür seçiliyor bir adım öne bıkarsan müdür olursun ve bunu duyan kurt bir adım öne çıkar.

erkek aslan hemen kurdu yakalayıp yeni yetişen erkek aslanlara verir bir süre kurda tecavüz ederler bir süre sonra kurdu salarlar ama kurt perişan ve bitkin ve yürümeye hali yok bir vaziyette. sallana sallana giderken tilki kurda gülerek, bakıyorum da müdür olduğundan beri yürüyüşün bile değişti.....

 

 

 

 

Askerlerle birlikte,Temel bos bir arazide mayın olup olmadığını kontrol ediyorlardi. Havadan düşman uçakları geçmeye başlayınca, komutan emir verdi:

 

-"Hemen herkes donunu indirsin ve yüzüstü yere yatsin.Böylece Ucaklar burayi kabak tarlasi sanip devam eder giderler!"

 

Bunun üzerine Temel:

 

-"Komitanim, sirtüstü yatsak, hiyar tarlasi sansalar olmazmi?"

 

Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis. Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis.

 

En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:

-"Bunlar neden böyle zipliyorlar?"

-"Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis

 

Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.

-"Sen neden ziplamiyorsun?"

-"Ben tavaya yapistim..."

 

 

 

 

 

Kayseri'nin bir koyunde imece yontemiyle yol yapiliyor. Bunun icin de esekten yararlaniliyor: Esek hangi yolu izlerse, orasi genisletip araba yoluna donusturuluyor.... Koye gelmis olan Amerikali Baris Gonullusu ne olup bittigini kavrayamadigi icin sorar:

 

- Ne yapiyorsunuz boyle?

 

- Yol yapiyoruz.

 

- Bu esek ne icin?

 

- O, yolun muhendizi. Yola uygun gecenegi o gosterir.

 

Baris Gonullusu katila katila guler:

 

- Ya esek bulamasaydiniz?

 

-         Iste o zaman Amerika'dan muhendiz getirirdik!

 

 

 

 

 

 

Kayserili Tuhafiyeci dükkanindan geçimini saglayabiliyor, bir kösede üç bes kurus da biriktirebiliyordu.

 

Günün birinde sagindaki dükkan bosaldi, derken orasi da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet basladi, isleri

kötüye gitti.

 

Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :

 

Sagindaki komsusu, dükkaninin üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdirmisti.

 

Solundaki, en büyük tuhafiye magazasi, yazili bir bez asmisti.

Bizimki,

ikisinin ortasina su yaziyi koydurdu :

 

Magazaya buradan girilir.

 

 

 

 

Bir avcı, evine gelen misafirlerine eski bir ayı

postunu göstererek der ki: "Bu ayıyı Bolu ormanlarında

vurmuştum."

 

Misafirlerden biri, bu palavraya inanmayıp

sorar: "Nasıl olur? Bu kutup ayısıdır. Bolu'da

bulunmaz."

 

Avcı gülümseyerek cevap verir:

"Kardeşim ayı bu. Buranın kutup olmadığını, Bolu ormanları

olduğunu nereden bilsin?"

 

 

 

 

Bir BJK'lı, bir Fener´li ve GS´lı Arabistan'da yasak olmasına

rağmen bir otelde içki içerken yakalanırlar. Mahkemeye çıkarılırlar.

Karar İDAM!

 

İtiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasına çevrilir. Ama o gün

bayrama denk geldiği için Prens Hazretleri cezayı kaldırıp hepsine

20 kırbaç ceza verir. Bizimkileri sempatik bulduğu için de bir kıyak daha yapıp herkese cezasını hafifletmek için bir istek hakkı tanır.

 

GS'li: "Sırtıma bir yastık bağlayın" der.

10 kırbaçtan sonra yastık paramparça olur ve pek fayda etmez.

 

Uyanık Fener´li bunu görünce: "Sırtıma iki yastık bağlayın" der.

Ama iki yastık bile 10 kırbaca dayanmaz.

 

Sıra BJK'lıya gelince Prens Hazretleri:

"Bak BJK'lı sana acıdım. Bu yıl ligde durumunuz kötü, teknik direktörlerden çektiniz vs. vs... Bu yüzden sana iki istek hakkı veriyorum" der...

 

BJK'li: "O zaman bana 40 kırbaç vurulsun" der.

Herkes şaşkına döner.

Prens Hazretleri: "Peki ikinci isteğin nedir?" diye sorar...

 

BJK'lı pis pis sırıtarak: "Fenerliyi sırtıma bağlayın"

 

 

 

 

Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti.Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu.

 

"Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu", dediler.Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu;

 

-Bu neden siritiyor?

 

-Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik dustu.

 

diye acikladilar.Ucuncu ceset Temel'in komur halindeki cesediydi.O da siritiyordu.

 

-Bu neden oldu?.diye sordu savci.

 

-Efendim, buna yildirim carpti.dediler.

 

-Peki neden siritiyor?

 

-Fotografini cekiyorlar sanmis.

 

 

 

 

 

temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş . temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;

-         uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu .....?

 

 

 

Bir mecliste konuşulurken,

Amerikalı :

-biz mars'a gideceğiz, demiş.

Alman :

-biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.

Fransız :

-atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.

Bizim karadenizli de onlardan geri kalmamak için :

-biz de güneşe gideceğiz, demiş.

-güneşe gidemezsiniz, demişler. güneş yakar.

Karadenizli gülümsemiş :

-o kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. akşam serinliğinde gideceğiz

 

 

 

3 atranot uzaya gidecek.Bunlardan biri alman biri ingiliz biride bizim temel.Bunlar yıllarca gelmiyecekleri için en önemli ihtiyaclarını sorarlar.Alman bana sarışın,esmer,kumral hatun der.İngiliz bana bol bol içki der.Bizim temel baaa bol bol cigara der.Neyse istekler temin edilip uzaya fırlatılıyorlar.3 astronot aradan yıllar geçiyor geri dönüyorlar.Tabi aileler merakla bekliyor.Önce alman iniyor dalyan gibi alman olmuş iğne iplik.Sonra ingiliz iniyor adam zil zorna sarhoş.Tabiki sıra temele geliyor.Temel kapıda görünür görünmez bi fırlıyor agzında cigarayla:

-"Allahını seven baaa ateş versuuun"

 

 

 

Fadime ile Temel büyükada da dolaşıyorlarmış

Bir martı Temel`in kafasına pislemiş

Fadime:

-Temel git şu tuvaletten tuvalet kağıdı al

Temel:

-Gerek yoktir kuş çoktan uçup gittu

 

 

 

 

Bizim Temel ile Cemal bir gun luks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.Temel der ki, 'Ula Cemal, gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi?'

 

Temel yaklasir kadina, sorar :

 

- 'Benimle bi yemek yemek ister misiniz ?'

 

- 'Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil'

 

- 'Degildir'

 

- 'Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim'

 

- 'Yoktur'

 

- 'Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik eviniz de yoktur heralde'

 

- 'Yoktur'

 

- 'Hadi o zaman cek arabani!'

 

Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanina :

 

- 'Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini bana verirsin?'

 

- 'Veririm Temel'im'

 

- 'Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi ?'

 

- 'Acarlar Temel'im'

 

-         'Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez'

 

 

 

 

temel fransız ve ingiliz 6 yıl hapse girerler 6 yıl hapisi yer ve çıkarlar çıktıklarında nerede kalacaklarını aralarında tartışırken fransız atılır:

 

-benim 6 bin katlı binam var isterseniz oaraya gidelim

 

ingiliz:

 

-benimde 850 bin katlı binam var isterseniz oraya gidelim demiş

 

temel:

 

-haçen uşaklar kavga edeysuz ama benim bir binam var hapse girmeden önce aşagı tükürdüm hala yere düşmedi demiş :))

 

 

 

 

Temel uçakla Trabzona gidecekmis. Oturmus bir yere rasgele... Asil yer sahibi gelmis;

 

Yer sahibi: Beyfendi burasi benim yerim kalkarmisiniz?

 

Temel: Hayir

 

Yer sahibi : Beyfendi burasi benim yerim kalkin

 

Temel: Hayir

 

Yer sahibi gider hostese basvurur.

 

Hostes: Beyefendi burasi sizin yeriniz degil kalkarmisiniz lütfen

 

Temel: Kalkmam

 

Hostes çare bulamayinca kaptana basvurur. Kaptan, Temel'in kulagina bisey fisildar ve Temel gecer arka tarafa oturur. Herkes hayret etmis biz bu kadar ugrastik kalkmadi acaba Kaptan nasil kaldirdi bunu. Dayanamayıp sormuslar kaptana:

 

Kaptan:

-Dedim ki Burasi Trabzon'a Gitmez.

 

 

 

 

Temel şehrin en gözde semtinde büro tutmuş ve kapısına "Avukat Temel" yazılı bir tabela asmış. Yeni bürosunda ilk sabah otururken kapı çalınmış ve sekretere:

 

- Kapıyı aç kızım

 

demiş. Sekreter kapıyı açıp büroya gelen adamı Temel'in odasına soktuğu anda Temel hemen telefona sarılmış konuşmaya başlamış:

 

-O iş tamam beyim... Benum aldığum davada kötü bir netice çıkmaz, tabi hemen çıkarıruz Osmanı da ben kurtarmıştım Dursun'u da... Siz hiç merak etmeyun. Ankara'da çok tanıduk var.

 

Konuşma bu şekilde birkaç dakika daha devam ettikten sonra Temel sekreterin odaya getirdiği adama:

 

- Aman efendum kusura bakmayun ama görüyorsunuz ki işler çok yoğun sizin ne davanuz vardı?

 

Demiş. Adam

 

-Hiiç...Benim davam filan yok ben telefonunuzu bağlamaya gelmiştim! demiş.

 

 

 

 

TEMEL apartmanın on ikinci katından düşmüş. Arkadaşları hemen gelip sormuşlar:

 

"Ne oldu lan Temel" demişler.

 

Temel'de:"VALLAHA BEN DE YENI GELDIM" demiş.

 

 

 

Temel otobüste cep telefonuyla konuşuyormuş,yolcular uyarmış:

 

-Otobüste cep telefonuyla konuşmak yasaktır!Temel telefonun öbür ucundaki arkadaşını uyarır:

 

-Ula Cemal,otobüsün içinde konuşmam yasak mis,sen konuş ben tinleyeyum!

 

 

 

Of'lu hoca Cuma namazında içki içenleri fena azarlıyordu:

 

-"Paranızı sokağa atıyorsunuz! Kazanan kim? Meyhaneci...

 

En büyük dükkan kimin? Meyhanecinin...

 

En güzel ev kimin? Meyhanecinin...

 

Ya en güzel araba? Meyhanecinin.

 

Bu paralary veren kim? Ha sizin gibi kafasızlar..."

 

Aradan 2 hafta geçer, bir adam koşarak hocanın yanına gelir ve ellerine sarılıp öperek:

 

-"Allah razy olsun hocam, senin verdiğin içki vaazı sayesinde hayatım kurtuldu.."

 

Hoca memnun:

 

-"Aferin, içkiyi bırakmanın mükafatlarını ahirette de göreceksin oğlum." der. Adam düzeltir:

 

-"İçkiyi bırakmadım hocam, MEYHANE AÇTIM!"

 

 

 

Adamın bağırsakları bozulmuştu. Telaşla boş bir kabin buldu ve hacetini giderirken yan taraftan hoş bir ses duydu,

- MERHABA

- merhaba dedi birazda şüphe ile

- NASILSIN ?

- şimdi biraz daha iyiyim.

-NE YAPIYORSUN ?

-kakamı yapıyorum diye cevapladı. birazda tuvalette yapılabileceklerin az seçenekleri ile

-HAYATIM TELEFONU KAPAYALIM TUVALETTEKİ BİR GERZEK SANA SORDUKLARIMA CEVAP VERİYOR

 

 

 

Sanık derki :

"Hakimim ben anlamam öyle 6 sıfır falan... Bunun bana 3 milyar borcu vardı,elime 3.000 lira tutuşturdu, ben de vurdum onu.

Pişman değilim..."

 

"Ne? 30 yıl ağır hapis mi? Bari 1 sıfır atsanız..."

 

 

 

 

adamın biri ölmüş sevapları ve günahları tartılmış günahlar fazla cehenneme gidecek tam o sırada mleğin biri ölmeden dilenciye on lira verdi cennete gitsin demiş adam cennete gitmiş.

 

cenneti en alt kademesine koymuşlar 1 hafta sonra meleğe burasını beğenmedim demiş oda baş meleğe iletmişler üst kademeye çıkmış

 

1 hafta sonra orayıda beğenmemiş meleğe söylemiş oda baş meleğe cennetin en üst kademesine çıkarmışlar.

 

1 hafta sonra adam meleğe burayıda beğenmedim demiş.

melekte baş meleğe burayıda beğenmedi demiş.

Baş melek daha dayanamayıp verin 10 lirasını siktirsin gitsin demiş

 

 

 

New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor:

 

-Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.

 

Ve ilk soruyu soruyor:

 

-Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?

 

Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.

 

Soru sorma sirasi sarisina gelmis:

 

-Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?

 

Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:

 

-Cevap ne?

 

Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis...